Karikatürist Nedir, Nasıl Olunur?
Karikatürist nedir sorusu, Türkiye'de neredeyse her zaman bir kuşak ve okul tartışmasını da beraberinde getirir. Karikatür sanatı tek bir akademik diplomanın altına sığmaz: Turhan Selçuk Sanat Tarihi'nde okumuş, Semih Balcıoğlu Devlet Güzel Sanatlar Akademisi grafik bölümünden mezun olmuş, Behiç Ak mimar, Tan Oral mimar, Ramize Erer Mimar Sinan Resim Bölümü mezunu, Semih Poroy ise hukukçudur. Ortak nokta, sürekli çizmek ve bir derginin atölyesinden geçmektir; karikatürist olmak, çoğu zaman bir ekolün içinde olgunlaşmaktır.
Türkiye'de karikatürist olmak, çoğu zaman bir derginin yazı işlerinde olgunlaşmak demektir.
Turhan Selçuk: Milas'tan Babıâli'ye
1922'de Milas'ta doğan Turhan Selçuk, Adana Erkek Lisesi'nin ardından İstanbul'da Diş Tababeti Mektebi ve İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nde okudu, eğitimini tamamlamadan ayrıldı. İlk karikatürleri 1941'de Adana'da Türk Sözü gazetesinde yayımlandı. 1948'de Tasvir, Şaka, Akbaba ve Aydede kadrolarına katıldı. 1957'de Milliyet'te yayımlamaya başladığı Abdülcanbaz, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'ın katkılarıyla doğan bir kahramana dönüştü ve Türk çizgi roman tarihinin köşe taşı oldu. 1993-97 arasında 'İnsan Hakları' sergisi dünyanın belli başlı kentlerini dolaştı; 11 Mart 2010'da İstanbul'da hayatını kaybetti.
Oğuz Aral: Akbaba'dan Gırgır'a Bir Atölye Hayatı
1936'da Silivri'de doğan Oğuz Aral, babasını dokuz yaşında kaybedip annesiyle Üsküdar'a taşındı. Davutpaşa Lisesi'nin ardından Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne girdi ama üçüncü sınıfta ayrıldı. 17 yaşında Akbaba'da profesyonel olarak çizmeye başladı; Marko Paşa ve Dolmuş'ta çalıştı. 1972'de kardeşi Tekin Aral ile kurduğu Gırgır, kısa sürede haftalık 500 bin tirajla Avrupa'nın en çok satan mizah dergilerinden biri haline geldi. Tiyatro yazarlığı, seramik ve animasyon stüdyosu kuruculuğuyla disiplinler arası bir sanatçı oldu; 'Mizahın Abisi' lakabıyla anılır.
Semih Balcıoğlu: Akbaba'nın 'Genç Fırçası'
1928 İstanbul doğumlu Balcıoğlu, 1951'de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi grafik bölümünden mezun oldu. İlk karikatürü 15 yaşında Akbaba'nın 'Genç Fırçalar' köşesinde yayımlandı. Akşam, Vatan, Hürriyet, Tercüman ve Yeni Yüzyıl gibi gazetelerde çalıştı. 1969'da iki meslektaşıyla Karikatürcüler Derneği'ni kurdu, başkanlığını üç kez üstlendi. 19 albümü, 67 kişisel sergisi (yedisi yurt dışında) ve 41 uluslararası ödülü vardır.
Ferruh Doğan: 13 Yaşında Babıâli'ye
1932 İstanbul doğumlu Ferruh Doğan Akdilek, daha 13 yaşında Babıâli'ye girip Doğan Kardeş ve Şaka dergilerinde çizmeye başladı; ilk karikatürü 1945'te Şaka'da yayımlandı. Asrileşen Köy ve Çizgili Dünya albümlerini yayımladı. İstanbul Gazeteciler Cemiyeti birincilik ve ikincilik ödüllerinin yanı sıra Bordighera, Marostica, Skopje ve Belçika'da uluslararası dereceler kazandı; bir çizimi Tolentino Uluslararası Mizah Müzesi'nde sergilenmektedir.
Behiç Ak: Mimarlıktan Şerit Karikatüre
1956 Samsun doğumlu Behiç Ak, Yıldız Üniversitesi ve İTÜ'de mimarlık öğrenimi gördü. 1982'de karikatür çizmeye başladı; 1989'dan beri Cumhuriyet gazetesinde Kim Kime Dum Duma bandını sürdürmektedir. Karikatürlerinin yanında Ayrılık, Bina, Fay Hattı, Tek Kişilik Şehir oyunları Türkiye ve Avrupa'da sahnelendi. 1994'te yönettiği Türk Sinemasında Sansürün Tarihi - Siyahperde belgeseli Ankara Film Festivali'nde En İyi Belgesel ödülünü aldı.
Latif Demirci: 14 Yaşında Gırgır'da
31 Ocak 1961'de İstanbul'da doğan Latif Demirci, profesyonel kariyerine 14 yaşında, 1975'te Gırgır'da başladı. Fırt'tan Hıbır'a uzanan dönemde 'Maganda' tipini Bülent Arabacıoğlu ile birlikte popülerleştirdi; tek başına çizdiği Muhlis Bey 90'ların sembolik karakterlerinden biri oldu. Nokta, Panorama, Gazete Pazar, Söz ve uzun yıllar Hürriyet'te çalıştı. 5 Haziran 2022'de İstanbul'da vefat eden Demirci, popüler dile yerleşen sosyolojik tipleriyle Türk karikatürünün son dönem en etkili kalemlerinden biri olarak anılmaktadır.
Ramize Erer: Türkiye'nin İlk Albümlü Kadın Çizeri
4 Ocak 1963'te Kırklareli'nde doğan Ramize Erer, Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. 1980'de Gırgır'da çizmeye başladı. 1990'da yayımladığı Bir Bıyıksız ile Türkiye'de karikatür albümü çıkaran ilk kadın çizer oldu. Cumhuriyet gazetesinde başlayan günlük bant pratiği, Radikal'de 13 yıl süren Tehlikeli İlişkiler çalışmasıyla zirveye ulaştı; Kötü Kız karakteri kült bir feminist figüre dönüştü. Albümleri Almanca ve İtalyanca'ya çevrildi. Radikal'in kapanmasının ardından 12 yıl Paris'te yaşadı, sonra İstanbul'a döndü.
Semih Poroy: Hukuk Fakültesinden Cumhuriyet'e
1954'te Samsun'da doğan Semih Poroy, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında tabela ressamlığı yaptı, 1975'te ilk karikatürlerini Akbaba'da yayımladı. 1977'de Cumhuriyet'e haftalık ressam olarak başladı, 1988'de kadroya geçti; gazetenin 'Ciddiyet' köşesi, ardından günlük Harbi bandı ve kitap eki için yıllarca çizdiği Feklavye Türk basın karikatürünün simge köşelerinden oldu. 1979'da Türk Tabipleri Birliği'nin Çocuk Hakları yarışmasında büyük ödülü kazandı.
Erdil Yaşaroğlu: Limon'dan Penguen'e
2 Kasım 1971'de İstanbul'da doğan Erdil Yaşaroğlu, 1989'da Limon'da çizmeye başladı. Limon'un 1991'de Leman'a dönüşmesinin ardından bu çatı altında 13 yıl çalıştı. 2002'de Bahadır Baruter, Selçuk Erdem ve Metin Üstündağ ile birlikte Penguen mizah dergisini kurdu; dergi, kısa sürede Türkiye'nin en çok satan haftalık mizah dergisi haline geldi. 2012'de çizdiği dev karikatür Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi.
Selçuk Erdem ve Tan Oral: İki Farklı Kuşak, İki Sanat Anlayışı
1973 Eskişehir doğumlu Selçuk Erdem, profesyonel çizerliğe 1990'da Limon dergisinde başladı; sanatını Leman ve L-Manyak'ta geliştirdi. 2002 Eylül'ünde Penguen'in dört kurucusundan biri oldu; derginin amblemi olan uçmaya çalışan penguen onun çizimidir. Tan Oral ise 1937 Merzifon doğumlu, 1963 Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık mezunudur; üç yıl mimarlık yaptıktan sonra karikatür, animasyon ve sinemaya yöneldi. 1976'da Politika gazetesinde başlayan günlük politik karikatür çizimini Cumhuriyet'te 32 yıl boyunca sürdürdü. İki ayrı kuşağı, iki ayrı sanat anlayışını temsil ederler.
Sanat Anlayışları: Üç Ana Damar
Türk karikatür karakterleri ve üslup haritası üç ana damar üzerinden okunabilir. Birincisi az çizgi-çok düşünce ekolüdür: Turhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Tan Oral. İkincisi halkın diliyle hız ve espri ekolüdür: Oğuz Aral, Latif Demirci, Hasan Kaçan. Üçüncüsü ise absürt-evrensel sessiz mizahtır: Selçuk Erdem, Yiğit Özgür. Ramize Erer ile Behiç Ak ise bu damarların kesişiminde, kentli ironinin ve toplumsal cinsiyetin yeni dilini kuran isimler olarak değerlendirilir. Daha geniş bir liste için ünlü Türk karikatüristler dosyamıza, dergiler odaklı okuma için mizah dergisi geleneği sayfamıza ve genel karikatür sanatı ana hattına geçebilirsiniz.
Karikatürist olmak, çoğu zaman bir derginin atölyesinden geçmektir.
Az çizgi, çok düşünce: 1950 Kuşağı'nın bize bıraktığı en önemli miras.
İlgili Dosyalar
Karikatüristlerin yetiştiği dergileri tanımak için Diyojen'den Uykusuz'a uzanan mizah dergisi tarihi dosyamıza geçin.
Anasayfaya Dön